Aşk bazen söylenmez, sadece hissedilir. “Suskun Dudaklarda Aşk” işte bu sessiz duyguların, içe gömülmüş kelimelerin şiiridir. “Cemal Süreya”’nın zarif üslubundan ilham alır; kelimeleri az, duygusu çoktur. Bu şiir, “aşk şiirleri” arasında söylenmeyenin en çok şey anlattığı türdendir. Aynı zamanda “kısa aşk şiirleri”nin sade gücünü, “bağlayıcı aşk şiirleri”nin içtenliğini ve “etkileyici şiirler”in duygusal yoğunluğunu taşır. Eğer birini sevip de söyleyemediysen, bu dizelerde kendini bulabilirsin.
Konuşmadık o akşam, gerek yoktu,
Bir bakış yetti, şehir sustu.
Sana dokunmadım ama içim titredi,
Bir kelime bile etmeden, her şeyi söyledim.
Gözlerinde bir deniz vardı,
Ben kıyısında bekleyen bir çocuk gibi,
Ne yüzebildim, ne dönebildim,
Senin sessizliğinde kayboldum.
Bir çay söyledik, ikimiz de içmedik,
Sözler aramızda buhar oldu,
Zaman ağır aksak yürüdü masamızda,
Dakikalar değil, kalpler sustu.
Sonra sen kalktın, ben kaldım,
Kelimeler masada, sen kapının eşiğinde,07
Bir “hoşça kal” bile demedik,
Ama ikimiz de biliyorduk: bu bir veda değildi.

Deniz ve Baran, kalabalık bir kafede oturmuşlardı. Konuşmak istediler ama sesleri çıkmadı. Bazen duygular o kadar yoğun olur ki kelimeler kifayetsiz kalır. O an ikisi de sessizliğe sığındı. Belki “Nazım Hikmet aşk şiirleri” gibi güçlü değildi bu hikâye, ama “Cemal Süreya aşk şiirleri” kadar kırılgandı. Birlikteydiler ama ayrıydılar; yakın ama uzak… Ve o an, aralarındaki suskunluk, bin kelimeden daha fazla şey söyledi.
“Cemal Süreya şiirleri”, aşkı en sade hâliyle anlatır; ne fazla süs, ne gereksiz söz… “Suskun Dudaklarda Aşk” da bu yalınlığın bir yansımasıdır. Hem “en güzel aşk şiirleri”, hem “bağlayıcı aşk şiirleri”, hem de “etkileyici şiirler” arasında yer alır. Çünkü bazen aşk konuşulmaz, sadece hissedilir.
Kalbinizde bir şiir fısıldayan anları yaşamanız dileğiyle.
Unutmayın, aşk her zaman bir umut ışığıdır.
Başka bir makalede ve “etkileyici aşk şiirinde” buluşmak üzere hoşçakalın…