Table of Contents
ToggleÜmit Yaşar Oğuzcan’ın “Beşinci Mektup” Şiirinde Aşk, Özlem ve Bekleyiş
Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Ümit Yaşar Oğuzcan, aşk şiirleriyle tanınır ve özellikle “Beşinci Mektup” adlı şiiriyle derin bir özlem ve sevgi duygusunu ortaya koyar.
Oğuzcan, şiirlerinde özlemi, bekleyişi ve aşkı yoğun bir şekilde işler ve duygularını sade ama etkileyici bir üslupla aktarır. “Beşinci Mektup,” Ümit Yaşar Oğuzcan’ın en güzel şiirlerinden biri olarak bilinir ve aşkı özlemle harmanlayarak, sevmenin ne kadar derin bir duygu olduğunu anlatır.
Şair, sevgiliyle geçirilen anları özlemenin acısını, beklemenin zorluğunu ve ayrılık kavramına duyduğu karşıtlığı bu şiirinde samimi bir şekilde yansıtır.
Beşinci Mektup
Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?
Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.
Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini…
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
Kanunlara saygı göstermesini,
İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Ya o? Ya o?
İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
Saadet bekliyor yaşamaktan.
Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış,
Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
Göçüp gidiyor bu dünyadan.
İşte yaşamak maceramız bu.
Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
Ve yaşayıp beklerken ölmek!
Özleme bir diyeceğim yok.
O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.
İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
Yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.
Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
Seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
Yine seni özlediğim içindir.
Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
— Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiirin Açıklaması
“Beşinci Mektup” şiiri, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın aşkı bekleyiş, özlem ve sevgi ekseninde ele aldığı nadide eserlerinden biridir. Şair, ayrılığı bir “yalan” olarak nitelendirir ve aslında gerçek olanın özlem, sevgi ve beklemek olduğunu vurgular.
Sevgiliden fiziksel olarak ayrı olunsa da, onu düşünerek var olan bir ilişkiyi sürdürebilmekteki o derin duyguyu anlatır. Şairin içsel çatışmaları şiir boyunca belirginleşir; sevdiği kişiyi özlemek ona acı verse de, bu acının beraberinde bir yaşama arzusu doğurduğunu hissettirir.
Şair, “Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek!” diyerek, hayatı bir bekleme süreci olarak görür. İnsan hayatında sürekli bir şeyleri bekler, şair bu döngüyü özlemin kendisiyle birlikte büyüdüğü bir kavram olarak sunar.
Şairin sevgiliye duyduğu özlem, sıradan bir bekleyişten daha fazlasıdır; bu, her geçen gün sevdiği insana daha fazla bağlanmasını sağlar. Oğuzcan, özlemi bir eksiklikten çok, sevmenin tamamlayıcı bir unsuru olarak betimler. Özlem sevgiyi daha derin kılan bir detaydır ve bu bekleyişte insan sevgiliye her gün biraz daha fazla bağlanır.
Yazar Notu
“Beşinci Mektup,” Ümit Yaşar Oğuzcan’ın içtenlikle kaleme aldığı, duygusal derinliği yoğun olan şiirlerinden biridir. Oğuzcan, şiirinde aşkı, ayrılığı ve özlemi iç içe geçirerek bu duyguları ustalıkla işler.
Şairin ayrılığı kabullenmemesi, sevdiği kişiyle olan bağının gücünü gösterir; bu bağ yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir birliktelik olarak da anlam bulur. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şiirleri arasında ayrı bir yere sahip olan “Beşinci Mektup,” aşkın kalıcılığını ve bir arada olmanın ötesine geçen derin bağları ifade eder.
Özlemin yarattığı acıyı kabullenip onu sevginin bir parçası olarak görmesi, Oğuzcan’ın bu derinlikli yaklaşımını ve duygusal olgunluğunu ortaya koyar.
Bu şiir, aşkın bir insana kattığı en saf duygulardan birini, özlemle yoğrulmuş bir bağlılığı, insan ruhunun en içten ifadesiyle okura sunar. Şair, sevdiği kişiye duyduğu özlemi her satırda büyütürken, aşka olan tutkusunu da gözler önüne serer.
Oğuzcan’ın şiirleriyle bir kez daha içsel derinliklere inmek, okura aşkı ve özlemi yaşatır; bu da şiirin edebi değerini ve duygusal etkisini artırır.
Diğer yazılarımıza da göz atabilirsiniz…
Seninle Başlamadı | Can Yücel Şiirleri | 2024
Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni | Nazım Hikmet | 2024
Yaşamaya Dair | Nazım Hikmet | 2024
Güzel Günler Göreceğiz Şiiri | Nazım Hikmet
Memleket Hasreti | Nazım Hikmet | 2024
Aydınlık Neyin Oluyor Senin | Attila İlhan | 2024
Yağmur Kaçağı | Attila İlhan | 2024
Attila İlhan | Yalnızlığı Denemek | 2024
Sana Ne Yaptılar | Attila İlhan | 2024
Böyle Bir Sevmek | Attila İlhan | 2024
Attila İlhan | Sisler Bulvarı | 2024
Yerçekimli Karanfil | Edip Cansever | 2024
İçinden Doğru Sevdim Seni | Edip Cansever | 2024
Masada Masaymış Ha | Edip Cansever | 2024
Mendilimde Kan Sesleri | Edip Cansever | 2024
Edip Cansever | Sona Kalsa | 2024