Attila İlhan | Sisler Bulvarı | 2024 – Aşk Şiirleri , Kısa aşk şiirleri oku
TR türkiye

Attila İlhan | Sisler Bulvarı | 2024

Attila İlhan | Sisler Bulvarı | 2024

Attila İlhan’ın “Sisler Bulvarı” Şiiri Üzerine

Attila İlhan‘ın “Sisler Bulvarı” Şiirinde kasım ayında yaşanmış aşkın bir ön izlemesini inceleyeceğiz. Bu etkili şiiri okuyup kavradıktan sonra nasıl duygular içinde olacağınızı çok merak ediyorum. Yararlı olması dileğiyle…

Attila İlhan, Türk şiirinde aşkı, yalnızlığı ve toplumsal eleştiriyi en çarpıcı şekilde işlemiş şairlerden biridir. Attila İlhan’ın en güzel şiirleri arasında yer alan “Sisler Bulvarı” ise şairin yalnızlık, aşk ve İstanbul özlemini yoğun bir şekilde aktardığı özel bir eserdir.

Kısa aşk şiirleri denildiğinde akla gelen bu şiir, sevginin yitip giden yanlarını ve şairin iç dünyasında bıraktığı derin izleri incelikle yansıtır.

Sisler Bulvarı

elinin arkasında güneş duruyordu
aylardan kasımdı üşüyorduk
ağacın biri bulvarda ölüyordu
şehrin camları kaygısız gülüyordu
her köşe başında öpüşüyorduk

sisler bulvarı’na akşam çökmüştü
omuzlarımıza çoktan çökmüştü
kesik birer kol gibi yalnızdık
dağlarda ateşler yanmıyordu
deniz fenerleri sönmüştü
birbirimizin gözlerini arıyorduk

sisler bulvarı’nda seni kaybettim
sokak lambaları öksürüyordu
yukarda bulutlar yürüyordu
terkedilmiş bir çocuk gibiydim
dokunsanız ağlayacaktım
yenikapı’da bir tren vardı

sisler bulvarı’nda öleceğim
sol kasığımdan vuracaklar
bulvar durağında düşeceğim
gözlüklerim kırılacaklar
sen rüyasını göreceksin
çığlık çığlığa uyanacaksın
sabah kapını çalacaklar
elinden tutup getirecekler
beni görünce taş kesileceksin
ağlamayacaksın! ağlamayacaksın!

sisler bulvarı’ndan geçtim sırılsıklamdı
ıslak kaldırımlar parlıyordu
durup dururken gözlerim dalıyordu
bir bardak şarapta kayboluyordum
gece bekçilerine saati soruyordum
evime gitmekten korkuyordum
sisler boğazıma sarılmışlardı

bir gemi beni afrika’ya götürecek
ismi bilmiyorum ne olacak
kazablanka’da bir gün kalacağım
sisler bulvarı’nı hatırlayacağım
kırmızı melek şarkısından bir satır
lodos’tan bir satır yağmur’dan iki
senin kirpiklerinden bir satır hatırlayacağım
seni hatırlatanın çenesini kıracağım
limanda vapurlar uğuldayacak

sisler bulvarı bir gece haykırmıştı
ağaçları yatıyordu yoksuldu
bütün yaprakları sararmıştı
bütün bir sonbahar ağlamıştı
ağlayan sanki istanbul’du
öl desen belki ölecektim
içimde biber gibi bir kahır
bütün şiirlerimi yakacaktım
yalnızlik bana dokunuyordu

eğer sisler bulvarı olmasa
eğer bu şehirde bu bulvar olmasa
sabah ezanında yağmur yağmasa
şüphesiz bir delilik yapardım
hiç kimse beni anlıyamazdı
on beş sene hüküm giyerdim
dördüncü yılında kaçardım
belki kaçarken vururlardı

sisler bulvarı’ndan geçmediğin gün
sisler bulvarı öksüz ben öksüzüm
yağmurun altında yalnızım
ağzım elim yüzüm ıslanıyor
tren düdükleri iç içe giriyorlar
aklımı fikrimi çeliyorlar
aksaray’da ışıklar yanıyor
sisler bulvarı ayaklanıyor
artık kalbimi susturamıyorum
Attila İlhan

Şiirin Açıklaması

Attila İlhan’ın “Sisler Bulvarı” şiiri, yalnızlık, kaybolmuşluk ve aşkın sislere karışmış bir hikayesini anlatır. Şair, yoğun bir atmosfer yaratarak okuyucuyu, bir bulvarda yolunu kaybetmiş gibi hissettirir. İlhan’ın aşkı ve kaybı anlatma biçimi, okuyucuyu sisler arasında bırakır ve bu bulanıklık, aslında kaybolan sevgiliyi bulma arzusunu simgeler.

Şiirin girişinde geçen “elinin arkasında güneş duruyordu, aylardan kasımdı üşüyorduk” dizesi, şiire kasvetli ve melankolik bir hava katar. Bu ifade, hem sevgilinin hem de şairin hayattan duyduğu yorgunluğun, bir sonbahar akşamında, soğuk bir bulvarda birbirlerine sığınarak geçirdikleri anların simgesidir.

İlhan, “kesik birer kol gibi yalnızdık” diyerek, sevgiliyle birlikte olmanın, eksik kalan yanını da vurgular. Şiir boyunca geçen “sis” ise hem fiziksel hem de ruhsal bir karışıklığı temsil eder; şair, bu sisli bulvarda sevgilisini kaybeder ve her şey daha da yalnızlaşır.

Orta bölümde ise şairin acısını adeta bir ölüm tasviriyle iç içe geçirdiğini görürüz. “Sisler bulvarı’nda öleceğim, sol kasığımdan vuracaklar” ifadesi, şairin kaybın ağırlığı altında ezildiğini gösterir. Şair, hem fiziki hem de manevi olarak bu bulvarın esiri haline gelmiştir.

Şairin bu durumu, kaybolmuş bir sevgilinin yitirilmesi karşısında hissettiği umutsuzluk ve kederin zirveye ulaşmasıdır. Attila İlhan, “gözlüklerim kırılacaklar” diyerek, bu bulvarda bir daha asla eskisi gibi olmayacağını ve kalbinin kırıldığını mecazi bir dille anlatır.

Son bölümde, İlhan’ın unutulmaz bir dokunuşu daha vardır. “Sisler Bulvarı ayaklanıyor” ifadesi, sevgiliyle yaşadığı anıları, sislerin içinde tekrar canlandıran bir hayal gücünün ve eski günleri geri getirme arzusunun bir göstergesidir.

Bu bulvar, İlhan’ın kalbinde bir yara olarak kalmaya devam eder ve kalbini susturamaması, sevgiliye duyduğu derin özlemi ve bu bulvarda kaybolan hayallerini yansıtır.

Attila İlhan’ın “Sisler Bulvarı”, bir aşk hikayesinin ötesine geçer; kaybolmanın, yalnız kalmanın ve sevgiliyi unutamamanın bir sembolü olarak okuyucusunun zihninde yer eder. İstanbul ve onun sonbahar kasveti, şairin iç dünyasındaki fırtınayı gözler önüne serer.

Yazar Notu

Attila İlhan’ın “Sisler Bulvarı”, aşkın sadece var olma halini değil, aynı zamanda kaybolma halini de okuyucusuna aktarır. İlhan’ın güçlü betimleme yeteneği, okuyucuyu şiirin içine çeker ve onun duygularını içselleştirir.

Şair, yalnızlık, umutsuzluk ve kaybolmuşluk duygularını bir arada işlerken, aynı zamanda sevgilinin yitirilmesinin insanda bıraktığı derin izleri yansıtır.

İlhan, bu şiirinde İstanbul’u bir metafor olarak kullanır; her köşesi, her kaldırımı sevgiliyi hatırlatır. Bu duygusal yoğunluk, okuyucunun ruhuna dokunur. Şairin yalnızlıkla başa çıkamaması ve kalbinin sükûnet bulamaması, aşkın insana yüklediği ağırlığın bir temsilidir.

İlhan, yalnızca bir şiir değil, aynı zamanda kaybolan aşklar için bir ağıt bırakır geride.

Attila İlhan’ın “Sisler Bulvarı” şiiri, onun şiir dünyasında kendine has bir yere sahiptir ve okuyucularına, kaybolmuş bir sevginin sisler içindeki izlerini sunar.

Cevap bırakın

© Telif Hakkı 2024 Tüm Hakları Saklıdır  |   AŞK