Hayatın en saf ve içten dönemine, çocuk kalbinin en güzel yerine dönüyoruz bu kez. Hiç Unutulur mu Okul Yılları…O zamanları düşünün: defterlerin arasında saklı notlar, teneffüslerde yankılanan kahkahalar, kalbimizi ilk kez hızlandıran o masum heyecanlar… “Hiç Unutulur mu Okul Yılları” tam da bu duygularla yazıldı. Biraz “Nazım Hikmet”’in içtenliğiyle, biraz “Cemal Süreya”’nın sıcaklığıyla, biraz da o eski günlerin özlemiyle yoğrulmuş bir şiir bu. “Etkileyici şiirler” arasında yerini alacak kadar nostaljik, “bağlayıcı aşk şiirleri” kadar da kalbe dokunan bir ruhu var. Çünkü kim unutabilir ki okulun ilk heyecanını, dostluğu, sevgiyi, o saf gülümsemeyi? İşte bu yazı, biraz o günlere dönmek, biraz da kalbimizin unuttu sandığımız yanını yeniden bulmak için yazıldı.
Tahtada tebeşir tozu,
Avuç içimde ısınan kalem,
Bir defterin kenarına adını yazmışım
Yıllar önce, farkında bile olmadan.
Koridorda yankılanan sesin,
Bir şarkı gibi çalardı kulaklarımda.
Göz göze geldiğimiz her an,
Kalbim bir zil sesiyle çalardı yeniden.
Bir defter arasında kuruyan yaprak,
Bir kalem kapağına gizlenen anı,
Bir teneffüs boyunca süren kahkaha,
Ve arkasından gelen o sessizlik…
Şimdi o okulun bahçesine baksam,
Belki hiçbir şey yerinde değildir.
Ama ben biliyorum,
O duygular hâlâ orada,
Bir sıraların arasında,
Bir bakışta gizli,
Bir gülüşte yaşayan.
Ne kadar yıl geçerse geçsin,
Bazı anılar mezun olmaz insandan.
Ve bazı duygular,
Hiçbir zaman büyümez…

Elif, okul yıllarını düşündüğünde hep o koridoru hatırlardı. Baran hep oradaydı; son sırada, sessiz ama dikkatle izleyen bir göz gibi. Aralarında hiçbir zaman açık bir cümle geçmedi, ama bakışlar yeterince konuşkandı zaten. Mezuniyet günü geldiğinde Baran, Elif’in defterinin arasına küçük bir not sıkıştırmıştı:
“Bazı yıllar geçmez, bazı anılar hiç bitmez.”
O not yıllar boyu bir defterin arasında kaldı. Elif yıllar sonra eşyalarını toparlarken buldu onu. Kâğıt sararmıştı, mürekkep biraz silinmişti ama his aynıydı. O an Elif’in kalbinde eski bir şey kıpırdadı. Belki özlem, belki buruk bir gülümseme… Ve o duygudan doğdu bu şiir. “Aşk şiirleri” bazen bir okul sırasına kazınır, “kısa aşk şiirleri” gibi sade ama kalıcı olur. İşte “Hiç Unutulur mu Okul Yılları” da öyle bir hatıradır; geçmişin kalbinde saklı bir tebessüm.
“Etkileyici şiirler”, duyguların en sade hâlini anlatır. Bu şiir, çocuk kalbinin masumiyetini, dostluğun en temiz yüzünü ve geçmişin tatlı hüznünü yansıtıyor. Biraz “Nazım Hikmet aşk şiirleri”, biraz “Cemal Süreya aşk şiirleri”, biraz da “Özdemir Asaf aşk şiirleri” havasında yazıldı. Çünkü o yıllarda hissettiklerimiz, büyüdüğümüzde bile içimizde yankılanır. “En güzel aşk şiirleri” bazen okul sıralarında başlar, bazen bir bakışta, bazen de hiç söylenmeyen bir kelimede. Ve “az bilinen aşk şiirleri” gibi, yıllar geçse de kalpte taze kalır. Belki siz de okurken kendi okul günlerinizi hatırladınız; belki bir dostu, belki bir gülümsemeyi… Eğer öyleyse, bu şiir tam kalbine ulaşmış demektir.
Kalbinizde bir şiir fısıldayan anları yaşamanız dileğiyle.
Unutmayın, aşk her zaman bir umut ışığıdır.
Başka bir makalede ve “etkileyici aşk şiirinde” buluşmak üzere hoşçakalın…
Aşkın Sonsuzluğunda Yıldızların İzinde | Kısa Aşk Şiirleri | 2024
Yıldızların İçinde Aşk | En Güzel Aşk Şiirleri | 2024
Sonsuz Aşkın Şarkısı | En Güzel Kısa Aşk Şiirleri 2024
Sevda İzleri | Kısa Aşk Şiirleri | 2024
Bir Yudum Sonsuzluk Aşk Şiirleri
Sonbahar Rüyası Kısa Aşk Şiirleri
Hiç Olmayan Bir Anı Özlem Kokan Şiirler
Sonsuzlukta Aşk | Ahmet Baran 2024
Ebedi Aşkın Yankısı | Serkan Altınöz | 2024
Aşk ve Sonsuzluk Etkileyici Aşk Şiirleri 2025
Sevdanın Gölgesi Bağlayıcı Aşk Şiirleri 2025