Didem Madak, modern Türk edebiyatının önemli şairlerinden biridir. Onun şiirlerinde aşk, hüzün, melankoli ve hayatın ironisi derin bir şekilde işlenir. Madak’ın şiirlerinde sıklıkla karşılaşılan temalardan biri de hayatın getirdiği zorluklar ve bu zorluklar karşısında insanın duyduğu derin aşk ve hüzündür. “MR.PARKİNSON” adlı şiiri, bu duyguları etkileyici bir şekilde yansıtan eserlerinden biridir. Bu makalede, Didem Madak’ın “MR.PARKİNSON” adlı şiirini inceleyeceğiz ve şiirin derinliklerine ineceğiz.
Hergün uzak ülke kırpıntıları dökülür
güneşin ceplerinden. Yoksul aile babası
cebi gibi biraz kasvetli ve susam kokulu.
Sanki gretagarbo artisti ölür gibi
gün batana dek karabasanlar dolaştırır
sokaklarda hırdavatçılar, gecenin her
köşesinde sarhoşlar gündüzü kusarlar.
Güneş vergi iade zarflarında saklanır.
Ucuz elbise askılarında tiril tiril
amortiden bir deniz sallanır.
Sabaha karşı nemli bir ıslık, bir
köşede siftinip duran sokak
kedilerinin tüylerini tarazlar.
Yampiri bir yağmuru seyreder
dizilip rengârenk, pis kediler.
Boyozcular, elleri yağlı, gözleri
yağlı, gönülleri yağlı pis adamlar.
Güvenoyu alamamış martılar
Kemeraltı çarşısına alışverişe
çıkarlar. Otuziki yerinden
bıçaklanmış aşklar damlar
gözlerinden. Kulenin altında
bekler her öğlen Mr.Parkinson.
Bu şehirde adamın biri
her öğlen bir deprem bekler.
“MR.PARKİNSON”, Didem Madak’ın özgün ve güçlü anlatım tarzını yansıtan bir şiirdir. Şiir, günlük hayatın kasvetini ve monotonluğunu betimleyen imgelerle doludur. İlk dizede “uzak ülke kırpıntıları” ifadesiyle başlar ve bu, gündelik hayatın sıradanlığından bir kaçış arayışını ima eder. Güneşin ceplerinden dökülen kırpıntılar, umut kırıntıları gibi görülse de, bunlar yoksul aile babasının kasvetli ve susam kokulu cebine benzetilir. Bu benzetme, yaşamın zorlukları ve fakirliğin yarattığı kasvetli ortamı yansıtır.
“Gretagarbo artisti ölür gibi” ifadesi, bir dönem ikonu olan Greta Garbo’nun ölümüyle gün batımının hüzünlü ve dramatik bir şekilde ilişkilendirilmesi, şiirin melankolik havasını pekiştirir. Günün sonunu getiren hırdavatçılar ve gecenin her köşesinde sarhoşların gündüzü kusması, şehir hayatının karanlık ve umutsuz yanlarını gözler önüne serer.

Şiirde geçen “Güneş vergi iade zarflarında saklanır” ifadesi, umutların ve güzel şeylerin saklandığı ya da görülmez hale geldiği bir dünyayı tasvir eder. “Ucuz elbise askılarında tiril tiril amortiden bir deniz sallanır” ifadesi ise, hayatın geçici güzelliklerini ve bunların ne kadar kırılgan olduğunu anlatır.
Şiirdeki sokak kedileri ve yağmuru seyreden pis kediler, sokakların yalnızlığını ve dışlanmışlığı simgeler. Boyozcuların yağlı elleri ve gözleri, hayatın içindeki pisliği ve duyarsızlığı temsil ederken, martıların güvenoyu alamaması, toplumdaki güvensizlik ve kararsızlığı ifade eder.
Kulenin altında her öğlen Mr.Parkinson’un beklemesi, yaşamın her anında bir felaketin olabileceği korkusunu sembolize eder. “Bu şehirde adamın biri her öğlen bir deprem bekler” ifadesi ise, hayatın belirsizlikleri ve sürekli bir bekleyiş içinde olmanın yarattığı gerginliği anlatır.
Didem Madak’ın “MR.PARKİNSON” adlı şiiri, yaşamın zorluklarını ve sıradanlığını melankolik ve ironik bir dille anlatan güçlü bir eserdir. Şiir, günlük hayatın içinde kaybolmuş insanları ve onların yaşadığı derin hüzünleri gözler önüne serer. Madak, özgün imgeleri ve derin anlatımıyla, okuyucuyu şehrin karanlık sokaklarında bir yolculuğa çıkarır.
Bu şiir, Didem Madak’ın aşk şiirleri içinde özel bir yere sahiptir çünkü aşkın yanı sıra, hayatın acı gerçeklerini ve insanın içsel mücadelelerini de ortaya koyar. “MR.PARKİNSON”, okuyucusunu derin düşüncelere sevk ederken, aynı zamanda hayatın karmaşıklığını ve güzelliklerini de hatırlatır.
Didem Madak | Çalıkuşu’nun Z Raporu | 2024
Didem Madak | İris’in Ölümü | 2024
Didem Madak | Ah’lar Ağacı | 2024
Didem Madak ve Aşk Şiirleri | Siz Aşktan Ne Anlarsınız Bayım | 2024
Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum Bayım | Didem Madak | 2024